Meme Kanseri
05 Nisan 2021


Meme Kanseri

Meme kanseri, memedeki süt üreten hücrelerin veya süt kanalı hücrelerinin kontrolsüz ve aşırı çoğalmasıyla oluşan bir kanser türüdür. Kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Yaşamları boyunca her 8 kadından birinin meme kanserine yakalanacağı bilinmektedir. Kansere bağlı ölümlerde kadınlarda akciğer kanserinden sonra ikinci sırada yer almaktadır. 2020 yılında dünyada 11 milyondan fazla yeni meme kanseri vakası tespit edildiği tahmin edilmektedir.

Meme kanseri ailesel veya çevresel nedenlere bağlı ortaya çıkabilmektedir. Ailesel meme kanserleri daha nadir olmakla birlikte ailesinde meme kanseri olan kişilerin meme kanserine yakalanma riski daha yüksektir. Bununla birlikte yaş, obezite, geç doğum yapmış olmak (ilk doğum yaşının 35’ten büyük olması), alkol ve sigara kullanımı da meme kanseri riskini artıran faktörlerdir.

Erken dönem meme kanserinde hastalarda hiçbir bulgu gözlenmeyebilir. Ancak ilerleyen dönemlerde memede ele gelen kitle, memede şekil değişikliği, memede veya meme başında çöküntü, renk değişikliği, yeni oluşan yaralar, meme başından akıntı gelmesi, memede portakal kabuğuna benzer görünüm olması gibi bulgular gözükebilir.

Erken tanı konulan meme kanseri hastalarında tedavi başarı oranı çok yüksektir. Bu konuda en önemli faktör ise kişilerin bilinçlendirilmesidir. Bu yüzden 20 yaşından itibaren her kadın adet başlangıç gününden 7-10 gün sonra kendi kendine meme muayenesi yapmalı, 40 yaşından itibaren yılda bir kere mammografi ve doktor muayenesi olmalıdır. Kendi kendine meme muayenesi ayna karşısında kendini gözlemlemekle başlar. Ayna karşısına vücudun üst yarısı soyunuk olacak şekilde geçilerek kollar başın üzerine kaldırılarak ve bele konularak memelerde herhangi bir şekil bozukluğu veya çekinti olup olmadığına bakılır. Sonra ayakta veya uzanarak elle meme muayenesi yapılmalıdır. Sol el ile sağ meme, sağ el ile de sol meme muayene edilmelidir. Elle muayene sırasında dairesel hareketlerle meme başından başlayarak koltuk altına kadar bütün meme bölümleri hem derin hem de daha yüzeysel baskı yapılacak muayene edilmelidir. Bu sırada ele herhangi bir farklılık veya kitle benzeri bulgu gelmesi halinde mutlaka doktora başvurulmalıdır.

Mammografi, memenin çok düşük doz x ışını ile çekilen röntgenidir. Bu röntgende alınan x ışını dozu akciğer filminden alınandan daha düşüktür ve yıllık mammografi çekilmesi kansere neden olmaz, tam aksine erken evrede meme kanserinin saptanmasında bütün dünyada kabul edilen en etkili yöntemdir. Bu incelemede meme 2 plaka arasında sıkıştırılarak 2 ayrı pozisyonda görüntü alınmasıyla değerlendirilir.

Meme kanseri tanısı hekimin şüpheli gördüğü dokuyu tamamen çıkarması veya bu dokudan alınan biyopsi sonucu konulmaktadır. Bu şüpheli dokudan alınan örnek özel boyama yöntemleri ile boyanarak yine özel mikroskoplar altında incelenerek kanser tanısı ve kanserin alt tiplerinin değerlendirilmesi yapılmaktadır. Biyopsi sonucu kanser gelmesi üzerine hastaların tedavisinin planlanması amaçlı tarama tetkikleri yapılmalı ve kanser evresi belirlenmelidir. Meme kanserinde 5 evre mevcuttur. Evre 0’da meme kanseri hücreleri meme kanalının aşmamış bulunmaktayken 4. evrede ise kanser meme dışındaki organlara sıçramıştır. Her evrede meme kanseri tedavisi farklılık göstermektedir. İleri evrelerde ilaç ve hormon tedavisi önce yapılırken erken evrelerde meme kanseri için ameliyat daha önce yapılabilir.

Meme kanserinin nihai tedavisi cerrahi olarak yani ameliyat ile kanserli dokuyu çıkarmaktır. Günümüzde bu iki şekilde yapılabilmektedir; memeyi koruyarak sadece tümörlü dokuyu çıkarmak veya memenin tamamını almak. Memenin tamamı alınmasını takiben silikon meme protezleri ile yeni bir meme de yapılabilmektedir. Meme korunması planlanmışsa ameliyat sonrasında memeye ışın tedavisi (radyoterapi) alınması mutlaka gerekmektedir. Cerrahi yöntemler hasta ile hekimin arasında yapacağı ayrıntılı görüşme sonrasında verilmektedir. Her hastaya her yöntem uygun olmayabilir.

Her hastanın tedavisi farklılık göstermektedir. Tedavi kararında hastalığın yeri, evresi, hastanın yaşı, diğer sağlık sorunları gibi birden fazla faktör etkilidir. Meme kanserinde cerrahiden farklı olarak ilaç tedavisi (kemoterapi), hormon tedavisi ve ışın tedavisi de cerrahiden önce veya sonra uygulanmaktadır.

Tüm kanserlerde olduğu gibi; sağlıklı (sebze ve meyveden zengin) beslenme

alışkanlıkları, haftada en az 150 dakika orta düzeyde (en az 10 dakika tempolu yürüyüş, bisiklete binme gibi) ya da hafta da en az 75 dakika ağır düzeyde (en az 10 dakika koşma, yüzme gibi) fiziksel aktivite yapma, sağlıklı kiloda olma ve bu kiloda kalma meme kanseri riskini azaltmaktadır. Özellikle 1,5-2 yıl emzirmenin de anneyi meme kanserinden koruduğuna dair çalışmalar bulunmaktadır.

WhatsApp Image 2021-04-01 at 13.41.50.jpeg

Dr.Öğr.Üyesi Murat Bulut Özkan

Genel Cerrahi Uzmanı