MEZOTERAPİ
23 Temmuz 2024

MEZOTERAPİ

       Mezoderm tanımını yaparak başlamak mezoterapinin daha iyi anlaşılmasını sağlamak açısından önemlidir. Mezoderm; embriyolojik dönemde bağ dokusunu, genital organları, kasları, tendonları, kemikleri ve dolaşım sistemini oluşturan üç germ tabakasından birisidir. Mezoterapi ise;  mezoderm kaynaklı bu organ ve doku hastalıklarının iyileşmesi amacıyla, bitkisel, homeopatik ve farmakolojik vb. biyoaktif ilaç ve maddelerin, bölgesel olarak, küçük dozlarla, özel iğneler ve teknikler kullanılarak, derinin özellikle dermis ve hipodermis tabakasına enjekte edilerek uygulanması işlemidir. Mezoterapide, amacına uygun olarak seçilen, birbiriyle uyumlu olan ilaç karışımları, belirli bir süre içerisinde deriye enjekte edilerek, karışımın ve uygulamanın oluşturduğu etkinin deri aracılığıyla, hedef doku ve organa hızlı ve kontrollü bir şekilde ulaştırılması sağlanır. Bu amaç doğrultusunda, uygulama çoğunlukla patolojik lezyonun veya ağrının bulunduğu yerdeki deri bölgesine veya onun dikey iz düşümüne yapılır, böylece karışımın hedefine hızlıca ulaşması sağlanır. Mezoterapi birçok alanda asıl tedaviyi destekleyici olarak uygulanmaktadır. Başlıca kullanım alanları arasında; çeşitli akut ve kronik ağrılar, yangısız sellülit, eklem, bağ dokusu, yumuşak doku hastalıklarına bağlı şişlik, sertlik, kızarıklık ve hareket kısıtlılıkları, keloid, alopesia ve akne gibi cilt patolojileri, immün sistemi güçlendirme, spor yaralanmaları, çeşitli dolaşım problemleri ve jinekolojik vasküler patolojiler vb. olarak sayılabilir.

          Mezoterapide uygulanan karışımın dermis tabakasından sistemik dolaşıma emiliminin yok denecek kadar az olması, uygulanan karışımın çok düşük dozda olması ve bu doz ile istenilen etkiyi elde edebilme şansı, seans aralıklarının gerektiği kadar uzun olması diğer tedavi şekillerine nazaran çok daha az ilaç kullanımı ve daha az yan etki profili, özellikle sindirim sistemi vb. sorunları olup ağızdan ilaç alamayan, allerji şikayetleri olan çoğu olguda, daha düşük maliyetle birlikte kullanılabilmesi mezoterapinin avantajları arasında sayılabilir.

         Mezoterapiye bağlı yan etkiler genellikle kısa süreli, geçici ve uygulanan bölgeye lokalizedir, bunlar kısaca; uygulama yerinde kızarıklık, ağrı, hematom, ekimoz, enfeksiyon, cilt nekrozu, allerjik reaksiyonlar vb. olarak sıralanabilir. Ayrıca Son Dönem Kalp Yetmezliği, Kalp Krizi, Diyabetes Mellitus, Böbrek Yetmezliği, Kan Sulandırıcı Kullanımı, Akut Enfeksiyon, Derin Ven Trombozu, Düzensiz Kan Basıncı, Baygınlık Sonrası Dönem, Açık Yaralar, İlaca Karşı Aşırı duyarlılığı olan hasta ve Gebelik gibi durumlarda, mezoterapinin kullanılması önerilmemektedir. Mezoterapi ile tedavi öncesinde hastalar bu konular hakkında bilgilendirilip onamları alınmaktadır. İşlem süresi hastalığa, uygulanacak alanın büyüklüğüne ve tekniğe göre değişmekle birlikte genellikle 10 ile 30 dk arasında sürmektedir. Seans sayısı ve iki seans arasındaki süre ise hastalığa ve hasta vücudunun vereceği yanıta göre değişiklik gösterebilmektedir.

     Son olarak mezoterapi Ülkemizde, yalnızca Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış bir ünite veya uygulama merkezinde, sağlık bakanlığı onaylı sertifikası bulunan tabip ve diş tabiplerince uygulanabilen Sağlık Bakanlığı tarafından uygulanabilirliği resmi olarak kabul edilmiş Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamalarından birisidir.